Views
6 months ago

atailke

Atatürk İlkeleri ve

Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi Ders Notları Öğr. Gör. Ali YAYLA Balkan Savaşları (1912-1913) XIX. yüzyılın başlarında ortaya çıkan milliyetçilik akımının Osmanlı Devletinde de kendini göstereceği açıktı. Slavcılık ve ortadoksları koruma politikası güden Rusya, milliyetçilik akımının da etkilerini değerlendirerek Balkan topluluklarını Osmanlı Devletine karşı ayaklandırdı. Balkanlarda kalan Osmanlı Devleti topraklarının Sırbistan, Bulgaristan, Karadağ ve Yunanistan arasında bölüşülmesi de savaşın başlangıcında etkilidir. I. Balkan Savaşı (8 Ekim 1912-30 Mayıs 1913) Savaş, Karadağlılar’ın Osmanlı Devleti’ne saldırması ile başlar. Sırplar, Karadağlılar ve Yunanistan Makedonya’yı tamamen işgal ederken, Ruslar da İstanbul’u tehdit eder hale geldiler. Arnavutluk bağımsızlığını kazandı. Rauf Bey (Orbay)’in tek gemiyle Yunan donanmasına karşı başarılı mücadeleler vermesine rağmen Yunanlılar İmroz ve Bozcaada dışındaki Ege adalarını tamamen işgal ettiler. Bu savaş sırasında bir darbe (1913 Bâb-ı Âli Baskını) yapan İttihat ve Terakkî Partisi, yönetimi ele geçirmiş ve I. Dünya Savaşı’nın sonuna kadar da iktidarda kalmıştır. I. Balkan Savaşı Londra Anlaşması ile sona erer. II. Balkan Savaşı (21 Temmuz 1913-10 Ağustos 1913) Londra Antlaşması’yla Osmanlı Devletinin son Balkan topraklarının yukarıda adı geçen devletler arasında paylaşılması sonucu ortaya çıkmış, en büyük payın Bulgaristan’a düşmesi üzerine Yunanlılar, Karadağlılar ve Sırplar’dan sonra I. Balkan Savaşı’na katılmayan Romanya, bu sefer de Bulgaristan’dan toprak koparmak için kendi aralarında savaşa tutuşmuşlardır. Osmanlı Devleti bu durumdan yararlanarak topraklarını geri almak için saldırıya geçer. Kırklareli ve Edirne alınır. Bugünkü Doğu Trakya toprakları yeniden elimize geçmiş olur. Bu savaş da Bulgaristan’la İstanbul Anlaşması (29 Eylül 1913), Yunanlılar’la Atina Anlaşması (14 Kasım 1913) ile sona erdirilir. Trablusgarp Savaşı ile Afrika’dan tamamen çekilen Osmanlı Devleti, yaklaşık 320 bin şehit verdiği Balkan Savaşları ile de Balkanlardan çekilmek zorunda kaldı. Bu iki savaş da göstermiştir ki; politikaya bulaşan ordu savaşmak özelliğini ve maharetini yitirmektedir. Yine bu savaşın sonunda orduda yenilik yapılma çalışmaları başlatılmış, bu yenilik için Almanya’dan subaylar getirilmiş, Almanya’ya iyice yaklaşılmıştır. Sayfa 24 / 174

Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi Ders Notları Öğr. Gör. Ali YAYLA I. Dünya Savaşı (28 Haziran 1914-30 Ekim 1918) Osmanlı Devleti Doğu Cephesi (Kafkas), Güney Cephesi (Hicaz, Yemen, Mısır, Irak, Suriye, Filistin), Batı Cephesi (Galiçya, Romanya, Makedonya), Çanakkale Cephesi’nde savaşlar yaptı. Çanakkale Savaşları I. Dünya Savaşı’nın kaderini belirleyen savaştır. İngiltere ile Rusya arasında bağlantı kurulması amacıyla yapılan bu savaş, İngiltere için başarısızlıkla sonuçlandığı için savaşın sona erme süreci de hızlandı. İtilaf Devletleri kuvvetlerinin en büyük başarısı, Gelibolu Yarımadası’ndan çekilebilmeleri olmuştur. I. Dünya Savaşı’nın çeşitli sebepleri vardır. Bunların belli başlılarını şöyle sıralayabiliriz: Ekonomik yayılma, Avrupa’da Alman- Fransız,; Balkanlar’da Rus-Avusturya anlaşmazlığı, dinî ve kültürel yayılma, milliyetçilik, hızlı silâhlanma ve militarizm, hânedan çekişmeleri, bloklaşma. Savaşın en önemli sebebi ekonomik yayılma olup, bu da sömürgeler edinme ve dış yatırımlarla gelişmiştir. Bütün bu gerginliklerin ardından, “Avusturya-Macaristan İmparatorluğu veliahdı” “Arşidük Ferdinand” ve karısının bir Sırp milliyetçisi olan Principe tarafından öldürülmesi yangını başlatan kıvılcım olmuştur. (28 Haziran 1914). Osmanlı Devleti de; İtilâf Devletleri’nin (İngiltere, Fransa, Rusya) kendilerine karşı XIX. yüzyılda izlediği karşı politikalar, son savaşlarda kaybedilen Osmanlı topraklarının geri alınması düşüncesi, Türk-Alman Dostluğu, Almanların savaştan galip çıkacağı düşünceleriyle savaşa “İttifak Devletleri” (Almanya, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu) yanında girdi. İngiliz donanmasından kaçarak Osmanlı Devleti’ne sığınan ve Osmanlı Devleti tarafından satın alındığı dünya kamuoyuna açıklanan Goeben (Yavuz) ve Breslau (Midilli) zırhlılarının Karadeniz’e açılarak Rus limanlarını bombalaması ile Osmanlı Devleti fiilen savaştaki yerini aldı. Sadrâzam (Başbakan) Talat Paşa ve Genelkurmay Başkanı da Enver Pasa’dır. İttihat Terakki’nin üçüncü paşası olarak bilinen Cemal Paşa ise Bahrîye Nâzırı’dır. Osmanlı İmparatorluğu I. Dünya Savaşı’na 22 milyon nüfus ve bu nüfusun üzerinde yaşadığı 1.700.000 km 2 .lik bir toprakla girmiş, savaştan sonra topraklarının büyük bir bölümünü kaybetmiş ve nufusu da 12 milyona inmiştir. Sayfa 25 / 174