Views
4 months ago

atailke

Atatürk İlkeleri ve

Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi Ders Notları Öğr. Gör. Ali YAYLA den intikam almak istemesidir. Göçlerle memleketlerinden kalkıp büyük şehirlere ve özellikle İstanbul’a yerleşen fakir tabakalar durumlarından şikayetçiydi. Bu yoksul kimseler, 6-7 Eylül Olayları vasıtasıyla sıkıntı ve hoşnutsuzluklarını dile getirmiş ve şehirde lüks içinde yaşayan ufak bir zümrenin yaşayışını protesto etmiş oluyorlardı. Olaylarda Rumlar’ın hedef alınmasının nedeni, asıl varlıklı grubu bunların oluşturmasından başka bir şey değildi. Olayları hiçbir zaman ekonomik boyutlarıyla yorumlamak âdeti olmayan en eski Türk gazetecilerinden Hüseyin Cahit Yalçın bile, 6-7 Eylül Olayları’nda düşmanlığın Atatürk’ün evini bombalayan Yunanlılar’a değil, zengin oldukları ve lüks içinde yaşadıkları için kıskanılan ve sosyal suçlu sayılan bir zümreye yönelik olduğunu yazıyordu. Hüseyin Cahit alçın ayrıca, olaylar sırasında Türk, Ermeni, Yahudi ve Rum arasında fark gözetilmediğini, husumetin siyasî değil sosyal bir nitelik taşıdığını, yoksulluğun zenginliğe başkaldırdığını, tarih boyunca örneklerine rastlanan isyânların bir benzerinin Türkiye’nin sokaklarında da yaşandığını ifade ediyordu 72 . İç politikada fırtına başlamıştı. 2 Temmuz 1956’da CHP milletvekilleri Sırrı Atalay, İbrahim Us, Kâmil Kırıkoğlu ve Osman Alişiroğlu’nun dokunulmazlığı kaldırılınca muhalefetin tepkisi daha da büyüdü. 30 Temmuz 1956’da CHP Genel Sekreteri Kasım Gülek’in olaylı geçen Karadeniz gezisi, Meclis’teki tartışmaları artık dışarıya taşırıyordu 73 . Ertesi yıl 2 Temmuz 1957’de Cumhuriyetçi Millet Partisi Genel Başkanı Osman Bölükbaşı’nın İstanbul’da tutuklanması, iktidara karşı geniş yankılar yarattı. 4 Eylül’de üç muhalefet partisi “Ortak İlkeler Bildirisi”ni yayınladılar. Bu bildiri, Demokrat Parti iktidarının “Anti-Demokratik bir düzene doğru ve çok tehlikeli bir yolda yürüdüğünü” ileri sürüyordu. İki yıl önce Dışişleri Bakanlığı görevinden ayrılan Demokrat Parti kurucularından Prof. Fuat Köprülü’nün sözünü ettiğimiz bildiriden üç gün sonra partiden istifa etmesi çok düşündürücüydü. 72 Karpat, a.g.e s. 354 n 73 Kasım Gülek bu gezisinde Rize’de esnafın elini tek tek sıkması üzerine gösteri yürüyüşü yaptığı iddiasıyla 6 ay hapse mahkûm edilmiştir. Sayfa 162 / 174

Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi Ders Notları Öğr. Gör. Ali YAYLA 1957 Seçimleri (27 Ekim 1957) Bu seçimlerde toplam 9,133,412 seçmen oy kullanmıştır. Hürriyet Partisi (Fevzi Lütfi Karaosmanoğlu) %3,84 oy oranıyla 4 (toplam oy 350,597), Cumhuriyetçi Millet Partisi (Osman Bölükbaşı) %7,14 oy oranıyla 4 (toplam oy 652,064), Cumhuriyet Halk Partisi (İsmet İnönü) %41.09 oy oranıyla178 (toplam oy 3,753,136) ve Demokrat Parti (Adnan Menderes) %47.88 oy oranıyla 424 (toplam oy 4,372,621) milletvekili çıkardılar 74 . Bu seçimlerde dikkat çeken gelişme DP’nin milletvekili sayısındaki sert düşüş, CHP’nin milletvekili sayısındaki çok büyük artış yanında meclisteki muhalif parti sayısının ikiye çıkmış olmasıdır. Bütün bu gelişmelere karşın 1957 yılından sonra dış kredi alınmasının zorlaşması, ekonominin iyice dışa bağımlı hale gelmesi ekonomik durumu olumsuz etkilemiş ve yatırımlarda ciddi bir azalma görülmüştür. Demokrat parti iktidarı sürecinin ilk 6-7 yılı güzel gelişmelerle doluyken son 2-3 yılında bu güzel giden gidişat birden tersine dönmüştür. CHP ile olan hesaplaşma had safhaya ulaşmış, bu yeni dönemde DP iktidarı ortaya çıkan ekonomik bunalımlar karşısında çaresiz kalmış ve IMF ile Dünya Bankası’nın dayatmalarına direnememiştir. Yaşanan döviz darboğazı dengeleri alt üst etmiştir. 4 Ağustos 1958’de alınan istikrara önlemleri sonucu, dolar 2,80 TL’den 9 TL’ye çıkarılmış, Millî Korunma Kanunu 75 uygulamaları fiilen durdurulmuştur. Enflasyonun dizginlenebilmesi için kamu kuruluşlarını ürünlerine zam yapılmıştır. 74 Çok partili sisteme geçişin ilk dönemlerinde yapılan seçimlerde partilerin aldıkları oylarla çıkardıkları milletvekilleri arasındaki oransızlık dikkati çekmektedir. Örneğin Hürriyet Partisi 350,597 oy alarak 4 milletvekili çıkarırken, Cumhuriyetçi Millet Partisi de 652,064 oyla -bu partinin neredeyse iki katı oy aldığı halde- 4 milletvekili, Cumhuriyet Halk Partisi 3,753,136 oyla 178 ve Demokrat Parti 4,372,621 toplam oyla 424 milletvekili çıkarmışlardır. Demokrat Parti’nin aldığı oy bütün muhalefetin aldığı oy dan sadece 400 bin oy fazlaydı. 75 Millî Koruma Kanunu dönemin ekonomisi sebebiyle Ocak 1940'ta Cumhuriyet Halk Fırkası iktidarının çıkarttığı ve hükümete fiyatları saptamada, ürünlere el koymada, hatta zorunlu çalışma yükümlülüğü getirmede sınırsız yetkiler veren yasadır. Devlet müdahaleleri bu yasayla meşruiyet kazanmış, sonra gelen hükümetler de bu kanunun devamını sağlamıştır. DP döneminde kurulan Petrol Ofisi ve Et ve Balık Kurumu gibi kurumların yasal dayanağı bu kanundur. Sayfa 163 / 174