Views
7 months ago

ULI403U-TÜRK DIŞ POLİTİKASI I-12V4-8-pdf_kitap

DÜfiÜNEL‹M

DÜfiÜNEL‹M DÜfiÜNEL‹M SORU SORU 80 Türk D›fl Politikas›-I D ‹KKAT D‹KKAT Temmuz 1936) Türkiye’yi desteklemesi iliflkilere farkl› bir ivme kazand›rd›. Bu olumlu siyasi atmosfer dâhilinde, Montreux Bo¤azlar Sözleflmesi’nin imzalanmas›ndan k›sa bir süre sonra ‹ngiltere Kral› VIII. Edward, 4 Eylül 1936’da ‹stanbul’u SIRA S‹ZDE SIRA S‹ZDE ziyaret etti. Mustafa Kemal Atatürk taraf›ndan karfl›lanan Kral’a ‹stanbul halk› da tezahüratta bulundu. Türkiye, buna Baflbakan ‹smet ‹nönü’nün May›s 1937’de Londra’daki Kral AMAÇLARIMIZ VI. George’un taç giyme törenine kat›larak cevap AMAÇLARIMIZ verdi. K ‹ T A P T ELEV‹ZYON ‹NTERNET SIRA S‹ZDE DÜfiÜNEL‹M SORU D‹KKAT Hikmet Özdemir, K ‹ T Atatürk A P ve ‹ngiltere Bir Bar›flman›n Diplomatik Tarihi, Ankara: Atatürk Araflt›rma Merkezi, 2004. Bu süreç T ELEV‹ZYON boyunca Türkiye, baz› uluslararas› konularda ‹ngiltere’nin tezlerine yak›n politika izlemeye çal›flt›. Örne¤in, 1937’de Akdeniz’de güvenli¤in sa¤lanmas› ve denizde ticaret gemilerinin korunmas› amac›yla Nyon’da Eylül 1937’de düzenlenen konferansta ‹ngiltere’yle birlikte hareket etti. Almanya ve ‹talya’n›n kat›lmad›¤› bu ‹NTERNET konferansa, ‹ngiltere, Fransa, Türkiye, Sovyetler Birli¤i, Bulgaristan ve Romanya kat›lm›flt›. Di¤er bir örnek ise Türkiye’nin ‹spanya ‹ç Savafl›’nda ‹ngiltere ile birlikte “kar›flmama” politikas› izlemesidir. ‹ki ülke iliflkilerinin de¤erlendirilmesi konusunda vurgulanmas› gereken di¤er bir husus ise ‹ngiltere’nin Türkiye’nin oluflturmaya çal›flt›¤› bölgesel ittifaklara destek vermesidir. Sadabat Pakt› sürecinde Irak’›n bu olufluma kat›lmas›n› teflvik etti. Öte yandan Balkan Antant›’n›n meydana gelmesine de katk›da bulundu. Bu sürecin göze çarpan unsurlar›ndan biri de Sancak(Hatay) Sorunu’nda ara buluculu¤un ötesine geçerek Türkiye’nin politikas›na yak›n bir çizgi izledi. Türk Hükümeti’ne destek verdi: ‹ktisadi alanda da Alman etkisini azaltmak ve silahlanmay› finanse edebilmek için May›s 1938’de 16 milyon Sterlinlik bir kredi açt›. ‹ngiltere’yi Türkiye’ye yak›nlaflt›ran temel faktör, Alman ve ‹talyan yay›lmac›l›¤›n›n her geçen gün artmas›yd›. Hitler’in Münih Konferans›’ndan (1938) sonra Südetlerle yetinmeyip tüm Çekoslovakya’y› ele geçirmesi, ‹ngiltere’nin SIRA d›fl S‹ZDE politikas›nda ciddi de¤ifliklikler yapmas›na yol açt›. Bir y›l sonra da ‹talya’n›n Nisan 1939’da Arnavutluk’u iflgal etmesi, ‹ngiliz strateji uzmanlar›n›n ve politika yap›c›lar›n›n gelece¤e yönelik projeksiyonlar›n› gözden geçirmelerini DÜfiÜNEL‹M h›zland›rd›. Hiç kuflkusuz Türkiye, stratejik konumu nedeniyle ilgi çekti. Öte yandan Türkiye de ‹ngiltere ve Fransa’ya yönelmesini belirginlefltirdi ve bu ülkelere karfl› tafl›d›¤› SORU rezervleri minimum düzeye indirdi. Türkiye, Almanya D‹KKAT ve ‹talya’n›n yay›lmac› siyasetine karfl› bir yandan ‹ngiltere ve Fransa’yla öte yandan ise Sovyetler Birli¤i’yle görüflmeler yaparak güvenli¤ini sa¤lamaya çal›flt›. SIRA S‹ZDE SIRA S‹ZDE Sovyetler Birli¤i’nin de ‹ngiltere ve Fransa ile diplomatik görüflmeler sürdürmesi, Ankara’n›n iflini kolaylaflt›rm›flt›. Bu yönde ilk öneri Fransa taraf›ndan 1938 Eylül’ünde Paris’teki Türk büyükelçisine iletildi. Frans›z yetkililer Kas›m 1938’de iki AMAÇLARIMIZ AMAÇLARIMIZ ülke aras›nda iflbirli¤inin gelifltirilmesine yönelik yeni öneriler sundu. Bu geliflmelerden ‹ngilizler de haberdar edilerek üç ülkenin yer alaca¤› bir platform oluflumuna zemin haz›rland›. K ‹ T A P K ‹ T A P Türkiye, olas› bir savafl›n Akdeniz ve Balkanlara yay›lmas› durumunda politikas›n› ve güvenli¤ini belirlemeye çal›flt›. Sovyetler Birli¤i faktörünü ve 1925 tarihli TELEV‹ZYON Türk-Sovyet TELEV‹ZYON Dostluk ve Tarafs›zl›k Antlaflmas›’n› göz ard› etmeden ‹ngiltere’ye anlaflma önerisinde bulundu. ‹ngiltere, Fransa ve Türkiye aras›ndaki görüflmeler Almanya’y› rahats›z etti. Almanya’n›n Ankara Büyükelçisi Franz von Papen, üç ülke aras›nda ittifak yap›lmas›n› engellemeye çal›flt›. Ancak, 12 May›s 1939’da Akdeniz ‹NTERNET ‹NTERNET

3. Ünite - Atatürk Dönemi Türk D›fl Politikas› (1923-1938) 81 ve Balkanlar’da güvenli¤in sa¤lanmas›n› içeren, Türk-‹ngiliz Deklarasyonu imzaland›. Antlaflma’da iki devletin ulusal güvenlikleri yarar›na, karfl›l›kl› yükümleri gerektirecek uzun süreli bir antlaflma yapmaya karar verdikleri (madde 2), söz konusu Antlaflma’n›n hiçbir ülkeye karfl› olmad›¤›, ancak gerekli oldu¤u ortaya ç›kt›¤›nda Türkiye’ye ve ‹ngiltere’ye karfl›l›kl› bir yard›m ve kolayl›k sa¤lamay› amaçlad›¤› (madde 4) belirtilmifltir. Bu Antlaflma’n›n 3. Maddesi daha somut bir içeri¤e sahipti: “Bu kesin Antlaflma’n›n yap›lmas›na de¤in, Türkiye Hükümeti ve Büyük Britanya Hükümeti, Akdeniz bölgesinde savafla yol açacak bir sald›r› ortaya ç›kt›¤›nda, edimsel iflbirli¤i yapmaya ve birbirlerine ellerinden gelen tüm yard›m ve kolayl›¤› gösterme¤e haz›r bulunduklar›n› aç›klarlar.” Antlaflma’n›n Balkanlara yönelik durumu ise 6. madde de formüle edilmiflti. Buna göre iki hükümet, Balkanlarda güvenli¤in sa¤lanmas› gere¤ini kabul etmekte ve bu amaca en h›zl› biçimde ulaflmak için dan›flma içinde bulunacaklar› aç›klanm›flt› (Soysal, 1983: 592-593). Bu deklarasyona Sovyetler Birli¤i s›cak yaklafl›rken Almanya ve ‹talya taraf›ndan tepkiyle karfl›land›. Fransa’yla Hatay Sorunu çözüme kavuflturulduktan sonra 23 Haziran 1939’da bu ülkeyle de ayn› içerikte deklarasyon imzaland›. II. Dünya Savafl›’ndan hemen önce Türkiye, ‹ngiltere ve Fransa’ya yönelik eski tedirginliklerini bir kenara b›rakarak uluslararas› koflullar›n dayatmas›yla bu ülkelerle bir araya geldi. Türk-Frans›z ‹liflkileri ‹ki ülke aras›ndaki iliflkiler, 30 May›s 1926’da imzalanan “Türk-Frans›z Sözleflmesi”nden itibaren ›l›ml› ve sakin bir seyir izledi. Ancak Fransa, 1930’lu y›llardan itibaren revizyonist devletlerin tehditlerinin artmas› üzerine Suriye’deki manda rejimini gözden geçirmeye ve mevcut durumunu tahkim etmeye yöneldi. Bu karar›n al›nmas›nda Suriye’de yap›lan ve karfl›l›¤› al›nmayan harcamalar da etkili olmufltu. Bu nedenle Suriye’ye ba¤›ms›zl›k tan›yaca¤›n› aç›klamaya bafllad›. 1930’lu y›llar›n ortalar›nda bu sözün yerine getirilmemesi, Suriyeli milliyetçilerin tepkisine yol açt›. fiam’da baz› flirketlerin çal›flanlar› greve gitti. Halk protesto gösterilerinde bulundu. Bu eylemlilik di¤er flehirlere de s›çrad›. 1936’da iktidara gelen sol cephe Baflbakan› Leon Blum, muhafazakârlar›n ve askerlerin karfl› ç›kmas›na ra¤men 9 Eylül 1936’da Suriye ile imzalad›¤› antlaflmayla manda rejiminin sona erdirildi- ¤ini ilkesel olarak kabul etti¤ini aç›klad›. Antlaflma, taraflar›n parlamentolar›nca onayland›ktan üç y›l sonra ve Suriye’nin Milletler Cemiyeti’nin üyesi olmas›yla yürürlü¤e girecekti. Antlaflma’da Sancak’a (Hatay) yönelik aç›k bir hüküm olmamas›na ra¤men, bu bölgede yaflayan Türklerin statüsünün tart›flmal› bir hâle gelmesi kuvvetle muhtemeldi. Türk Hükümeti, Fransa’n›n bu hamlesinin Sancak Türklerinin 1921 Ankara Antlaflmas› ve daha sonraki belgelerde belirlenmifl özerk yap›s›n› ortadan kald›raca¤›- n› öne sürerek tepki gösterdi. Özellikle bas›n etkili bir propaganda yapt›. Bu giriflimler Sancak Sorunu’nu “millî bir dava” hâline getirdi. Türk diplomasisinin tezi, Sancak özerk bir statüye sahip oldu¤undan Fransa, Suriye’yle yapt›¤› antlaflman›n benzerini Sancak’la da yapmal›yd›. Nitekim D›fliflleri Bakan› Tevfik Rüfltü Aras 26 Eylül 1936’da Milletler Cemiyeti Konseyi’nde yapt›¤› konuflmada bu tezi tekrarlad›. Fransa ise Türkiye’nin yeni durumu kabul etmesi hâlinde Sancak Türklerinin haklar›n›n sa¤lanmas›na yard›mc› olabilece¤ini, Türkiye’nin Sancak’›n ba¤›ms›zl›¤›nda ›srarc› olmas› hâlinde, konuyu Milletler Cemiyeti’ne götürece¤ini savundu. Türkiye bir ad›m daha atarak 9 Ekim 1936’da Frans›z Hükümeti’ne bir nota vererek halk›n›n ço¤unlu¤unun Türk oldu¤u Sancak’a ba¤›ms›zl›k verilmesini istedi. Fransa,

İKİNCİ DÜNYA SAVAŞI VE TÜRK DÜNYASI
TUZAK
info@insamer.com
ANADOLU
info@insamer.com
I CİLT
BİRLİKTE TÜRK MİLLETİYİZ
İLİŞKİLERİ