Views
8 months ago

01. John Berger - O Ana Adanmış

GÖRÜNÜMLER

GÖRÜNÜMLER Sevgililer, 15 Mayıs 1915, l:ludapeşte, A.Kertesz. fikrini akla getiriyor. Böyle bir bölünme de evrensel bir yetişkin deneyimidir. Nitekim Kertesz şöyle demiştir: "Fotoğraf makinesi aletimdir benim. Onun aracılığıyla çevremdeki her şeye bir neden atfediyorum." "Neden atfetme"nin fotoğrafta izlediği özgül süreç üzerine bir kuram oluşturmak mümkün olabilir. Özetleyelim. Fotoğraflar, görünümlerden alıntı yapar. Alıntının çıkarılması bir süreksizlik yaratır; bu süreksizlik de fotoğrafın an- 127

O ANA ADANMIŞ lamının belirsizliğine yansır. Fotoğrafa geçirilen bütün olaylar belirsizdir; bu belirsizlik, yalnızca olayla kişisel ilişkileri sayesinde bu eksik sürekliliği kendi yaşam larıyla tamamlayan kişiler için ortadan kalkar. Çoğu zaman fotoğrafın belirsizliği, fotoğrafı çekilen olayları az çok doğru açıklayan sözcüklerin kullanılmasıyla genel okurdan gizlenir. Anlatımcı fotoğraf -ki bu anlatımcılık anlam belirsizliğini içerirken buna bir "neden atfedebilir" - görünümlerden yapılan uzun bir alıntıdır: Buradaki uzunluğun ölçütü zaman değil, anlamın yaygınlaşmasıdır. Böyle bir yaygınlaşma fotoğrafın süreksizliğini avantaj haline getirerek elde edilir. Anlatı kesilir. (Uyuyan delikanlının neden tren beklediğini bilemeyiz, gerçekten de tren beklemekte olduğunu varsaysak bile.) Yine de aynı süreksizlik, bir dizi anlık görünümü koruyarak, bizim bunları baştan sona okuyabilmemize ve eşzamanlı bir tutarlılık bulabilmemize fırsat tanır. Öyle bir tutarlılıktır ki bu, fikirleri anlatmak yerine, aklımıza getirir. Görünümler böyle bir tutarlılık yaratma yetisine sahiptirler, çünkü dile benzer bir şey kurarlar. Ben bundan yarı-dil olarak söz ettim. Görünümlerin yarı-dili, sürekli olarak daha fazla anlam beklentisi yaratu. Bakışlarımızla bir vahiy ararız. Yaşamda bu beklenti nadiren gerçekleşir. Fotoğrafsa bu beklentiyi doğrular, üstelik bunu paylaşılabilir bir tarzda yapar (tıpkı Kertesz'in bu fotoğraflarını okumayı paylaştığımız gibi). Anlatımcı fotoğrafta görünümler kehanette bulunmaktan çıkar, açıklayıcı olur. Bizi etkileyen de bu doğrulamadır. Fotoğrafı çekilen olayın yanı sıra, fikrin açık seçikliğinin yanı sıra, fotoğrafın bakma isteminde içkin olan beklentiyi tatmin edişi de etkiler bizi. Fotoğraf makinesi görünümlerin yarı-dilini tamamlar ve bunları eklemleyerek şaşmaz bir anlam oluşturur. Bu olduğunda, görünümler arasında kendimizi birdenbire rahat hissederiz, tıpkı anadilimiz söz konusu olduğunda rahat hissettiğimiz gibi. 128

Gazi Üniversitesi