Views
5 months ago

01. John Berger - O Ana Adanmış

Kitle Gösterilerinin

Kitle Gösterilerinin Doğası Y elmiş üç yıl önce (6 Mayıs 1898'de) Milano'nun orlasında kadınlı erkekli işçilerin kalıldığı bir kille göslerisi yapıldı. Bu gösleriye yol açan olaylar, bu yazıda yer veremeyeceğimiz kadar uzun bir tarihe sahip. Göslcri, General Bcccaris'e bağlı ordu tarafından saldırıya uğrayıp dağılıldı. Öğle vakli allı askerler kalabalığın üzerine saldırdı: silahsız işçiler barikallar kurmaya çalışlılar: Sıkı yönelim ilan edildi ve ordu üç gün boyunca silahsızlarla çalışu. Resmi sonuçlara göre 100 işçi öldü, 450 işçiyse yaralandı. Bir polis, bir asker larafından yanlışlıkla öldürüldü. Orduda kayıp yoklu. (İki yıl sonra I.Umberlo, kalliamdan sonra "Milano kasabı" General Beccaris'i halkın ortasında kulladığı için öldürüldü.) Yazmakta olduğum bir öyküye gerekli olduğu için 6 Mayıs'la Corso Venezia'da yer alan bu göslerinin bazı yönlerini anlamaya çalışıyordum. Bu süreç içinde, göslerilcr hakkında, belki daha yaygın biçimde geçerli olabilecek bazı sonuçlara vardım. Kille göslerileri ayaklanmalardan ya da isyanlardan ayrı tululmalıdır; bununla birlikle (şimdi artık ender rasllanan) bazı durumlarda kitle göslerileri ayaklanmaya ya da isyana dönüşebilir. Ayaklanmanın amacı genellikle acildir (bu aciliyel ifade elliği umarsızlığa denk düşer) : yiyeceği ele geçirmek, mahpusları kurlarmak, mülkü yakıp yıkmak. Devrimci isyanın amaçlarıysa uzun vadeli ve daha kapsayıcıdır: Son amacı, devlel iktidarını ele geçirmektir. Oysa göslerinin amaçlan simgeseldir: Hemen hiç kullanılmayan bir gücü gösterir. Kalabalık bir insan lopluluğu belli ve önceden saptanmış açık alanda bir araya gelir. Az çok silahsızdırlar. (6 Mayıs 1898'de tamamen silahsızdılar.) Politikalarını proteslo eltikleri devlet olorilesinin hiz- 129

O ANA ADANMIŞ metindeki baskı güçlerine karşı kendilerini hedef olarak ortaya koyarlar. Kuramsal olarak gösterilerde yaygın görüşlerin ya da duyguların gücünü ortaya koymak amaçlanır: Kuramsal olarak gösteriler devletin demokratik vicdanına bir sesleniştir. Ancak bu, varlığı pek muhtemel olmayan bir vicdanı varsaymak demektir. Devlet otoritesi demokratik etkilere açıksa gösteri pek gerekli olmayacaktır; açık değilse otoritenin, hiç de gerçek tehdit taşımayan bu boş güç gösterisinden etkilenme ihtimali düşüktür. (Zaten kurulmuş olan alıernaıif devlet otoritesini desteklemek için yapılan bir gösteri -Garibaldi'nin 1860'ta Napoli'ye girmesinde olduğu gibi- özel bir durumdur ve etkisini hemen gösterebilir.) Gösteriler, demokrasi ilkesinin henüz adı bile konmamışken başlamıştır. Çartistler'in ilk kitle gösterileri, demokrasi ilkesinin kabul edilmesini sağlamak için yürütülen mücadelenin bir parçasıydı. 1905'te St. Petersburg'da Çar'a dilekçe sunmak için bir araya gelen kitleler mutlak bir monarşinin acımasız gücüne hitap ediyor, böylece kendilerini ona bir hedef olarak sunuyorlardı. Bu olayda da kitleler -bütün Avrupa'da görülen yüzlerce benzer olayda olduğu gibikurşunlanarak yere seriliyordu. Öyle görünüyor ki gösterilerin gerçek işlevi varolan devlet otoritesini ciddiye alınabilecek bir ölçüde ikna etmek değildir. Böyle bir amaçtan söz etmek yalnızca işleri kolaylaştuacak bir rasyonalizasyondur. Gerçek şudur ki kitle gösterileri birer devrim provasıdır: stratejik, hatta taktik provalar değil, devrimci farkındalığa ulaşma provaları. Provayla gerçek gösteri arasında geçen süre epeyce uzayabilir: Bunların nitelikleri -provası yapılan farkındalığın yoğunluğu- farklı durumlarda oldukça önemli değişiklikler gösterebilir: Ancak, bu prova öğesini taşımayan gösterilerin resmi olarak kışkutılan halk gösterileri olarak tanımlanması daha doğru olur. Ne kadar kendiliğinden doğarsa doğsun bir gösteri, kendisini suadan yaşamdan rastgele ayıran yaratılmış bir olaydır. Değeri, işte bu yaratılmışlığından kaynaklanır; çünkü öngörme gücü, prova niteliği 130