Views
10 months ago

01. John Berger - O Ana Adanmış

ISTIRABIN FOTOÔRAFLARI

ISTIRABIN FOTOÔRAFLARI lerde yayınlamak: son derece normal bir hale geldi. Bu gelişim, gazelelerin giderek arlan bir okur killesinin savaşın dehşetine karşı artık uyandığını ve kendilerine gerçeğin göslerilmesini islediğini anlamış olmalarıyla açıklanabilir belki. Düşünülebilecek başka bir açıklama da bu gazelelerin, okurlarının şiddet imgelerine karşı bağışıklık kazandığına inanmış olmaları, böylece sürekli arlan bir şiddetle sansasyon lemelinde rekabete girişmiş olmalarıdır. llk açıklama çok idealistçe; ikinciyse çok şeffaf bir siniklik laşıyor. Gazeleler bugün aruk şiddet imgeleri laşıyan savaş foloğratlarına yer veriyorlar, çünkü ender durumlar bir yana, bu foloğratlar bugün, hiç de bir zamanlar yapacakları varsayılan etkiyi yapmıyor. Sunday Times gibi bir gazele, bir yandan polilik olarak şiddelin sorumlusu olan politikaları desleklerken, diğer yandan Vietnam ya da Kuzey İrlanda'yla ilgili dehşet verici foloğraflar yayınlamayı srdürüyor. İşle bu nedenle şu soruyu sormak zorundayız: Bu foloğrafların etkisi nedir? Birçok insan bu lür foloğrafların bize, polilik kuramlardaki soyullamaların, ölüm istalistiklerinin ve haber bültenlerinin ardındaki gerçekliği, yaşanan gerçekliği, sarsıcı biçimde hatırlattığını savunacaktır. Bu tür fotoğraflar, diye sürdüreceklerdir savlarını, unutmayı yeğlediğimiz ya da öğrenmeyi reddettiğimiz şeylerin önüne çekilmiş olan kara perdenin üslüne basılmıştır. Onlara göre, McCullin hiçbir zaman kapatamayacağımız bir göz işlevi üstlenmiştir. İyi de, bu foloğrafların görmemizi sağladıkları şey nedir? Bu foloğraflar bize bir yetersizlik duygusu verirler. Onlar için kullanılabilecek en uygun sıfat ıuıuklayıcı'dır. Bizi yakalarlar. (Onları hiç görmeden geçen insanların bulunduğunu biliyorum, ama bu insanlar için söylenebilecek hiçbir şey yok.) Bu fotoğraflara bakarken bir başkasının çektiği acının yaşandığı o an, içine alıp yutar bizi. İçimiz keder ya da öfkeyle dolar. Keder, başkasının acılarının bir kısmını amaçsız biçimde yüklenir. Öfke eyleme ihtiyaç duyar. Fotoğraftaki andan kurtulup kendi hayatlarımıza dönmeye çabalarız. Bunu yaparken karşıtlık öyle bir haldedir ki hayatımıza kaldığı yerden devam etmek, biraz önce gördüklerimiz karşısında umutsuzca yetersiz kalan bir tepki olarak görünür. 71

O ANA ADANMIŞ McCullin'in en tipik fotoğrafları ani ıstırap anlarını -bir dehşeti, bir yaralanmayı, bir ölümü ya da acıyla haykırışı- kaydeder. Aslında bu anlar normal zamanla tam bir süreksizlik içindedirler. Cephede geçen "zaman"ı diğer bütün zaman deneyimlerinden farklı kılan, bu tür anların muhtemel olduğunun bilinmesi ve bunların beklenmesidir. Fotoğraf makinesinin bir ıstırap anını yalıtlayışı, bu anın deneyiminin kendi kendisini yalıtlayışından daha şiddetli değildir. Hem silah hem fotoğraf makinesi için kullanılan tetik * sözcüğü, salt mekanik olanla sınırlı kalmayan bir ilişkiyi yansıtır. Fotoğraf makinesi tarafından yakalanan imge çifte şiddet taşır ve her iki şiddet de aynı kontrastı güçlendirir: fotoğrafı çekilen an ile bütün diğer anlar arasındaki kontrast. Fotoğraflanan andan çıkıp tekrar kendi hayatlarımıza döndüğümüzde kontrastın farkına varmayız; süreksizliğin kendi sorumluluğumuz olduğunu varsayarız. Gerçek şudur ki fotoğraflanan ana gösterilec;ek herhangi bir tepki ister istemez yetersizlik duygusu içerecektir. Orada, fotoğraflanan durumun içinde bulunanlar, ölenin elini tutanlar ya da bir yaralıya yardım edenler, söz konusu anı bizim gördüğümüz gibi görmezler ve tepkileri de her şeyiyle farklı bir türdedir. Böyle bir anı dalıp giderek seyreden kimsenin, bundan güçlenerek çıkması mümkün değildir. Hem tehlikeli hem etkin bir "tefekküre" sahip olan McCullin bir fotoğrafın altına şu buruk cümleyi yazıyor: "Makineyi yalnızca bir diş fırçası kullanır gibi kullanıyorum. O, işini yapıyor." Savaş fotoğraflarının içerdiği muhtemel çelişkiler şimdi açık bir hale geliyor. Genellikle savaş fotoğraflarının amacının kaygı u­ yandınnak olduğu varsayılmıştır. En uç örnekler -McCullin'in çoğu çalışmalarında olduğu gibi- maksimum kaygıyı koparmak için, ıstırap anlarını sergilerler. Bu tür anlar, fotoğraflansın ya da fotoğraflanmasın, diğer bütün anlarla süreksizlik içindeJirler. Kendi başlarına varolurlar. Ancak, fotoğraf tarafından tutuklanan okur, bu süreksizliği, kendi kişisel ahlaki yetersizliği olarak duyma eğilimi * Türkçe'de "deklanşör" kullanıyoruz. lngilizce'deyse hem fotoğraf makinesinde hem silahta tetik anlamına gelen trigger kullanılıyor. (ç.n.) 72

JETLER NEDEN AYNI RENKTE?