Andrews’ Deri Hastalıkları Klinik Dermatoloji

ilkekalkan

Paramiksovirüs Grubu

399

ve papüllerden meydana gelmiştir. Şiddetli olgularda lezyonlar,

morbiliform ve hatta vezikülerdir. Döküntü başlıca yüzde, göğüste

ve sırtta ve bazı olgularda ekstremitelerdedir. Yumuşak

damakta ve tonsillalar üzerinde, herpanjinadakine benzer küçük

ülserasyonlar saptanmıştır. Adenopati yoktur ya da küçüktür.

İnkübasyon dönemi, 3-8 gündür.

Erüptif Psödoanjiyomatozis

Erüptif psödoanjiyomatozis,

anjiyoma benzeyen, 2-4 mm çapında, basmakla solan kırmızı

papüllerin ani ortaya çıkışını tanımlar. Çocuklarda, genellikle

bir viral sendromla birliktedir ancak etkilenen erişkinlerin

çoğunda viral semptomlar yoktur. Kırmızı papüller, üzerlerine

basılınca solar ve genellikle 1-2 mm çapında soluk bir hale ile

çevrilidir. Lezyonlar sıklıkla 10 tane kadardır ancak çok daha

fazla sayıda da olabilir. Lezyonların çoğu yüzde ve ekstremitelerde

ortaya çıkar ancak gövde de etkilenebilir. Çocuklarda lezyonlar

kısa sürelidir, hemen her zaman 10 gün içinde geçer. Erişkinlerde

lezyonlar biraz daha uzun sürebilir. Tekrarlar ortaya çıkabilir.

Erişkinlerde epidemiler tanımlanmıştır ve erüptif anjiyomatozisi

olan hastalarla ilgilenen sağlık çalışanlarında bile

lezyonlar gelişmiştir. Histolojik olarak, üst dermisteki damarlarda

dilatasyon görülür, kan damarlarının sayısında artış yoktur,

belirgin endotelyal hücreler vardır. İlk bildirilen olgularda ekovirüs

25 ve 32, daha yakın zamanda ise EBV etken olarak gösterilmiştir.

Küçük çocuklarda ortaya çıkışı ve miniepidemik salgınların

varlığı, güçlü bir şekilde, enfeksiyöz bir tetikleyiciye

işaret etmektedir.

PARAMİKSOVİRÜS GRUBU

Paramiksovirüsler, çapları 100 ile 300 nm arasında değişen RNA

virüsleridir. Bu grup içinde dermatolojinin ilgi alanına girenler,

kızamık (rubeola) ve Alman kızamığıdır (rubella, kızamıkçık).

Bu gruptaki diğer virüsler, kabakulak virüsü, parainfluenza virüs,

Newcastle hastalığı virüsü ve respiratuar sinsisyal virüstür.

Kızamık

Aynı zamanda rubeola ve morbilli olarak da bilinen kızamık, tüm

dünyada görülen bir hastalıktır. Gelişmiş ülkelerde en çok 15

aylıktan küçük çocukları etkiler. Solunum damlacıklarıyla yayılır

ve 9 ile 12 günlük bir inkübasyon dönemi vardır. Günümüzde

mevcut olan aşılar oldukça etkilidir. ABD, tüm endemik olguları

eradike etmiş en büyük ülkedir. Ancak, başka ülkelerden,

en çok da Çin ve Japonya’dan gelen olgular ortaya çıkmaya devam

etmektedir. Japonya’da aşı gerekli değildir ve sadece 2 yaşından

sonra önerilmektedir, bu 2 faktör, bu gelişmiş ulusun bu

hastalığı eradike etmedeki başarısızlığını açıklamaktadır. Kızamık

veya kızamıkçığa karşı aşılama ile epilepsi gelişimi arasında

bir bağlantı yoktur.

Prodrom, ateş, halsizlik, konjunktivit ve belirgin üst solunum

yolu semptomlarından (nazal konjesyon, hapşuruk, nezle

ve öksürük) oluşur. 1-7 gün sonra ekzantem belirir, genellikle,

ön saç çizgisi ve kulak arkasında maküler veya morbiliform lezyonlar

şeklindedir. Lezyonlar tek tek eritemli papüller şeklinde

başlar ve aşamalı olarak birbiriyle birleşir. Döküntü hızla yüze

yayılır, sonra da, ikinci veya üçüncü günde (kızamıkçıktaki daha

hızlı yayılımdan farklı olarak) gövdeden ekstremitelere doğru

yayılır. Üçüncü günde tüm gövde tutulmuş olur. Lezyonların

en belirgin ve birbiriyle birleşmiş olduğu yerler, ilk tutulan alanlardır

ve ekstremitelerde daha fazla tek tek olma eğilimindedirler.

Özellikle ektremitelerde purpura mevcut olabilir ve bu görüntü,

kızamığın nadir görülen ve dissemine intravasküler koagülasyon-benzeri

bir komplikasyonu olan “kara kızamık” ile

karıştırılmamalıdır. Patognomonik olan Koplik lekeleri, prodrom

sırasında ortaya çıkar. İlk önce bukkal mukozada, alt molar

dişlerin yakınında, eritemli zemin üzerinde 1 mm çapında beyaz

papüller şeklinde ortaya çıkar. Bukkal mukozanın diğer

alanlarını ve farinksi de tutacak şekilde yayılabilirler. 6-7 gün

sonra ekzantem geçer ve aynı anda ateş de düşer.

Komplikasyonlar içerisinde orta kulak iltihabı, pnömoni,

ensefalit ve trombositopenik purpura vardır. Gebe hastalarda

enfeksiyon, fetal ölüm ile ilişkilidir. Komplikasyonlar ve ölümler,

iyi beslenmeyen veya T-hücre yetmezliği olan çocuklarda

daha sıktır. HIV-enfekte çocuklarda ekzantem daha az belirgin

olabilir.

Modifiye kızamık, daha önce geçirilen enfeksiyon, kalıcı maternal

antikorlar veya aşılama nedeniyle kısmen bağışık olan bir

konakta ortaya çıkar ve daha hafif bir hastalıktır. Seyri daha kısadır,

ekzantem daha az birbiriyle birleşme eğilimindedir ve

Koplik lekeleri olmayabilir. Diğer viral ekzantemlerden ayrım

yapmak zor olabilir.

Atipik kızamık, 1960’lı yılların başıyla ortasında ölü kızamık

aşısı yapılmış hastalarda görülmüştür. Sendrom, ateş, öksürük,

baş ağrısı, karın ağrısı, kas ağrısı, ekstremitelerde ödem, plevral

effüzyon, pnömoni ve hilar lenfadenopatiden oluşur. Deride

More magazines by this user
Similar magazines